İlişkiler, Seans Deneyimleri, Spiritüel Teknikler

Her Ne Arar İsen Kendinde Ara Felsefesi

Pir Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli çağlar ötesini kaplayan felsefesi ve nurani ilmi ile bizleri aydınlatmaya devam ediyor ve içimizi yüzyılları arşınlayıp ferahlatabiliyordu.

Bu nasıl bir hikmetti ? Üstadların birden bir sözü karşımıza çıkıyor ve yolumuza ışık tutabiliyordu. Bizimle hala iletişimde olduklarına hiç şüphe yoktu. Diri ve canlıydılar.

Yine bugün Pir’in bir sözü çıktı karşıma!

Hararet nârdadır, sacda değildir,
Keramet sendedir, tâcda değildir.
Her ne arar isen, kendinde ara,
Kudüs’te, Mekke’de, Hâc’da değildir.

Hacı Bektaş-ı Veli

Tüm zamanlarda derdine derman arayanlara aynı tavsiye verilmişti. İçine dön bir bak !

Dış dünyada dolanıp na’çar kalınca onca yorgunluktan sonra içine döndü herkes. Bir de baktı ki ne görsün, boşa zaman, emek kaybetmişler. Her sır kendindeymiş meğer…

Niyet Uygulayıcısı :

Bireysel yaşamımda iyi bir “niyet uygulayıcısı” olduğumu düşünürüm.

Pirin sözünün üstüne söz söylenmez ancak belki uygulamada tavsiyeler verilebilirdi.

Diyelim ki bir aşka düştünüz ve kavuşamıyorsunuz. Öyle ya kalbiniz temiz, muradınıza nail olmak istiyorsunuz. Sevgilinin kalbinde olmak için çabalıyorsunuz. Ancak gel gör ki işler istediğiniz gibi gitmiyor. Bu aşamada yolunda gitmeyen şeyin duygusunu bulmak elzem geliyor. Bu durum size ne hissettiriyor ? Varsayalım yetersiz hissettiniz. Bu durumda bu kişinin bizi yeterli bulması için önce yeterlilik frekansına çıkmamız gerekir. Yani biz kendi içimizdeki duygumuzu dönüştürmeden dışarıdaki muamele değişmiyor. Hele ki başkasının aurasına odaklanmak müthiş ters tepiyor. Günler geçiyor, onlar parlıyor, siz de ışık yok…

Duygusal Yeterlilik

Her ne arar isen kendinde ara felsefesi, duygularımıza odaklanmayı gerektirir.

Kendimizi dönüştürmeyi ve frekans ayarlarımızı yükseltmeyi gerektirir.

Duygularımız Nasıl Tamir Olur ?

-Geçmişte Yetersiz Hissettiğimiz Anları Ziyaret Ederek

-Üzücü hatıraları neyle ilişkilendirdiğimizi bularak

Dokunulmamış duygularımızı farkedip onararak

Örnek Vaka :

Geçenlerde bir danışan, eşi ve sürekli araya giren parazit kadınlar ile ilgili şikayetle seansa geldi. Yıllar önce de araya giren başka kadın nedeniyle eşiyle ayrılmış, 10 yıl sonra tekrar bir araya gelmişlerdi. Şimdi yine aynı patern tekrar ediyordu ve bir kadın araya girmeye çalışıyordu. Üstelik bu kadın şifacı olduğunu, müdahale etmeseydi eşinin kanser olacağını falan söyleyip herkesi hipnoz altına almaya çalışıyordu. Birlikte iş yapacağız diyerek eşinin bütün sosyal hesaplarının şifrelerine kadar ele geçirmişti. Haliyle danışan sinirli ve öfkeliydi. Yorgun ve tükenmiş hissediyordu. Yıllar sonra olacak iş miydi ? Sevildiğini hissetmiyordu. Kendisiyle sadece derin meditasyon yaptık. Çocukluğunda babasının kucağında olduğu bir sahneyi gördüm ve bu ânı hatırlamasını istedim. Aynı sahneyi o da gördü. Peki ne vardı o sahnede bu kadar etkileyici olan? Sadece saf ve derin bir sevgiydi bu. O an ağlamaya başladı. Babası onu seviyordu çünkü… Çalışma bitince babasını affettiğini söyledi ve çok rahatladım diyerek gitti. Ertesi hafta geldiğinde o kadın hayatlarından çıkmıştı. Ve biz o kadına odaklı bir çalışma yapmamıştık. Her ne arar isek kendi duygusal alemimizde aramıştık. Peki nasıl oldu dedim? Öyle ya, “Eril” enerjiyi temsil eden babasıyla duygusal frekansını düzenleyince eşiyle olan ilişkisi de dönüşmüştü. Eşinin öteki kadının verdiği abartı tepkilerden aşırı rahatsız olup irtibatı kendisinin kestiğini ve sosyal hesaplara kadar şifreleri güncellediğini söyledi. Kabus bitmişti. Kadın gitmişti…

Sonuçta;

Her ne arar isek kendi duygusal alemimizi, niyetlerimizi yeniden düzenlemeliydik. Kuantum fiziği der ki biz bir karar değiştirdiğimizde atom altı boyuttaki kararsız parçacıklara hükmederiz. Niyet, karar ve istikrarlı duygular doğru uygulandığında çok az çabayla her şeyi değiştirebilir.

Sevgilerimle,

Demet Yıldırım

Seanslar : 05315104865

Listeye dön

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir